oyun

Oyunun özellikleri: Oyunda bazı kurallar ve özellikler bulunmakta. Oyunu ilginç ve mühim oluşturan, bu kurallar ve özelliklerdir. Oyunun nitelikleri aşağıdaki gibidir:

– Oyuncunun oyunda yer alması için herhangi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Oyun bu özelliğini kaybettiğinde çekici ve keyif sağlayan olmaktan çıkar.
– Oyun kendiliğinden ortaya menfaat, mutluluk ve huzur verir.
– Oyunun zaman sınırları ve kuralları olmaktadır.
– Gerçek yaşamdaki kuralların oyunda hiçbir geçerliliği yok, sadece oyunun kuralları vardır.
– Oyunda deneyimler tekrarlanır, çevre taklit edilir ve yeni şeyler denenir.
– Kurallı bir oyunda yeni bir şey üretilmez.
– Oyunun nasıl gelişeceği ve nasıl sonuçlanacağı önceden dikkat çekici değildir.
– Oyunda yaşamdan farklı bir konumda bulunma durumu söz meselesidir.
– Oyun dinamik bir süreçtir.

Oyunun Eğitimdeki noktayı ve önemi: Oyun hangi devirde vei kültürde olursa olsun çocuğun olduğu her yerde oyun vardır. Bir çocuğun sevgiden sonra gelen en ciddi ruhsal ihtiyacı oyundur. Oyun, çocuğun hayatı anlama yoludur.

silkroad pvp server, çocukları gerçek hayata hazırladığı bunun gibi iç dünyasının dışa vurumunda da etken bir araçtır. Yaşadıklarını, isteklerini, duygularını oyunla dışa vurur. Oyun esnasında üstlendiği rollerle dünyayı algılamaya çalışır, özdeşim kurar ve böylece kişiliği oluşmaya ve gelişmeye başlar. Oynarken edindiği bilgiler daha kalıcı ve etkilidir. Oyun, çocuğun tecrübe yolu ile düşünmesidir ve çoçuk deneyimlerini oyun yoluyla kazanır. Hayatı için lüzumlu bilgi, beceri ve deneyimleri oyun arasında kendiliğinden öğrenir. Bu nedenle çocukların eğitiminde en etken yol oyundur. Oyunlar, çocuğun eğlenerek öğrenmesinde ilk basamağı oluşturur.

Oyunlar, çocukları pasif durumdan aktif hale geçirmeleri itibarı ile diğer öğrenme tekniklerine göre daha etkilidir. şimdilerde çocukların oyun ihtiyaçlarının en iyi karşılandığı yerler, erken çocukluk eğitimi kurumlarıdır. Kentleşmenin hızla artması, anne babaların yoğun meslek temposu içinde çocuklarıyla yeterince ilgilenecek ve oynayacak vakit bulamaması, bilgisayarın çocukları tutsak etmesi gibi pek çok aşırı sebepten dolayı dolayı minikler diledikleri bu gibi oynayabilecekleri ortam bulamamaktadırlar. minikler, evlerinde ve yakın çevrelerinde bulamadıkları oyun ortamını erken çocukluk eğitimi kurumlarında bulabilmektedirler. gene de unutulmamalıdır ki bir çocuk için her şey oyuncak, her yer oyun endüstrisi olarak kullanılabilir.

Oyunla eğitimde çocuk, yaparak ve yaşayarak öğrenir. Dokunur, görür, koklar, dinler, tadına bakar ve hisseder. tüm duyularını kullanır. Böylece daha kalıcı ve doğal bir öğrenme gerçekleşir. çocukların devamlı oynadığı ve oyun oynamayı ne kadar çok aşırı sevdikleri düşünülürse oyunun eğitimde kullanılmasının ne kadar etkili ve kolay olacağı anlaşılabilir.

Oyunun çocuğun Gelişimine Olan Etkileri: Oyun oynamak, çocuğun eğlenmesinde ve eğitiminde olduğu kadar onun gelişmesinde de ciddi rol oynar. çocuğun tüm gelişim sahalarına etkisi olan oyun, çocuğun bedenini tanımasını da sağlar. Oyun oynayan küçükler, oynamayan çocuklardan daha sağlıklıdır ve daha çabuk gelişir.

Oyun esnasında çocuğun bütün bedeni hareket eder. Oyun esnasında çocuğun büyük ve küçük kasları kasılma, gevşeme ve esnemelerle sürekli çalışma halindedir. bilhassa hareketli oyunlarda yürek atışı, kan dolaşım hızı ve solunum normalin üzerine çıkar. Bu sayede kana bol oksijen geçer ve kan akışı yoluyla dokulara daha çok fazla oksijen ve gıda taşınır. vücut, oyunda terler. Böylece bedendeki zehirli atıklar dışarı atılır.

Oyun yoluyla enerjisini boşaltan çocuğun uykusu düzene girer ve iştahı açılır. bununla birlikte açık havada oynan oyunlar, güneşten ve temiz havadan yararlanmasını sağlayarak bedensel gelişimini hızlandırır.

çocuğun yaşantısında bir de iç dünyası bulunur. çocuğun duyguları ile oyun arasındaki ilişkiyi “çocuk oyunlarında bilinç dışı arzu ve zorluklarını yaşar” sözleriyle ilk kez Freud ortaya koymuştur.

çocuk, oyunla duygusal açıdan güvenli bir çevrede hayal etmenin zevkini yaşar ve duygularını bu ortamda özgürce ifade eder. rahatlık, sevinç, acı, üzüntü, itimat duyma benzeri çok sayıda duygusal tepkiyi oyun yoluyla öğrenebilir. Duygusal tepkilerin dramatize edilmesi, oyunlaştırılması çocuğun kendini tanımasına yardımcı olur. çocuk, oynadığı oyun yoluyla benmerkezcilikten ayrılır. Kendine olan güveni gelişir. Başkalarının duygularını anlar.

çocuk, kendisini ve çevresini oyun yoluyla tanır. sürekli sorular sorarak bilgiler elde eder ve bilgilerini de çevresindekilere aktarır. Oyun, keşfederek öğrenmeyi içerir. çocuk oldukça çok kavramı, olayı ve deneyimi oyun içinde öğrenir.

iletişimin en ciddi sembollerinden bir tanesi olan dil; çocukta öncelikle alıcı, sonra da anlatım edici biçimde gelişir. Oyun çocuğun hayatının büyük bir bölümünü kaplar ve gerçek yaşamda bulunduğu bu gibi oyun içinde de öteki insanlarla iletişim kurabilmek için dili kullanmak durumundadır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>